Baya neşelendiler göbek atıp çiftetelli oynadılar hatta bir ara kolbastı da oynayacaklardı ama son anda iştahları kesildi.
Eğlencesi bol bir bayramdı (!) polis ağabeyleriyle elim sende, kovalamaca ve saklambaç oynadılar…
E polis ağabeyleri de gizemli hava estirmek için gaz sıktı.
Evet, bir bayram daha böyle neşeli geçti…
Özlenen bir bayram havası, her şey çok güzeldi, ayaklar baş oldu, gönüller coştu…
Hepimiz işçi olduk, hepimiz emekçi olduk…
Bayramımız mübarek oldu…
Nedir bu dayatmacı sistem, nedir bu ayakların başı ezme girişimleri?
Bütün bu talepler, ayaklanmalar bunları yapmak için miydi?
Bu sahneler görülmek için mi bayram edildi?
Ya da bu gibi günleri bayram etmek için bunları mı yapmak lazım?
Bu hareketler mi geri adım attırdı yüce erkanımıza?
Böyle mi sus payı edildi birileri?
Peki, soruyorum ne işe yaradı? Kim kar etti, kim eğlendi?
Ne düzeldi, ne elde edildi?
Bugünün zarar bilançosunu çıkarsak devletin düştüğü durum çıkar…
Sessiz çığlıkları duyar gibi oluyorum; her ülke kutluyor, bunda ne var!
Evet, batıya çirkinlikler noktasında hayranlığımız hat safhada.
Zaten, başımıza ne geliyorsa taklitçilikten geliyor. Özgün olamıyoruz…
Batının faydalı, güzel yönlerini bırakıp; çirkef, galiz yönlerini alıyoruz.
Onların bütün özel günlerini aldık, kutladık…
Beğendirdik kendimizi, demokratik, çağdaş gelişmiş bir ülke olduk.
Batı da emellerine ulaştı, anarşist bir toplum oluşturdu.
Sokaklarda gençlerin kin ve nefret duyguları terör esti.
İşçilerin bayramı yerine yine terörün bayramı kutlandı.
Bana en çok dokunan, esef veren nokta da: Bu vakaları kanıksamak, duruma kalender takılmak,
meydanları meşrebi bozuk kişilerin kullanması, provoke edilmek, oyuna gelmek…
Biraz duyarlı olsak bu münferit durumlarla karşılaşmayız…