Karanlık bulutlar çökmüş üzerine, esiyordu rüzgar keskin…
Deniz yorgun, dalgalar hırçın, martılar üzgün…
Ben ve İstanbul bugün bir hoştuk, ağlıyorduk için için…
Kalbimiz dışımıza yansımıyordu görünüşümüz nasıldı kim bilir?
Kalbimiz yorgun, kederden dem vuruyor ama yine de gülmek istiyorduk…
Gözlerimiz konuşsa da, ruhumuz bezgin bu halde nasıl yaşanılır?
Ben ve İstanbul bugün ne çekiliyor ne de seviliyorduk…
Ey İstanbul! Hani sevenlerin, nerede şaşalı güzelliklerin?
Bana mı benzedin ne, ağlıyorsun, senin de gözlerin buğulu…
Ne oldu bize, neden ağlıyoruz?
Bakma bana derin derin…
Oysa ne çok sevenimiz vardı, coşkun ve arzulu…
Olmuyor be İstanbul, ne yana baksam ah çekiyorum…
Felek vuruyor, günahlarım artıyor ve hep bu oyunu oynuyorum…
Söylesene İstanbul seni anladım da, ben niçin bu kadar ağlıyorum?
Ağlamıyorum İstanbul, sonunda ben de oyunu bozuyorum ve gidiyorum…
Yorumlar