Birbirimize hep dürüst olacaktık,
Ve her zaman doğruyu söyleyecektik…
Kurallar koyacaktık yuvamız için,
Ve bir de ibadet odamız olacaktı inancımız için,
İki cihanda da kazanıp mutlu olacaktık…
Hayallerimiz o kadar engindi ki;
Belki de dünyayı biz kurtaracaktık,
Birlikte yeşertecektik umutlarımızı, boy verdirecektik hayallerimizi,
Çok samimi duygularımız vardı,
Ne olursa olsun aldatmayacak ve oyun oynamayacaktık,
Nefsimiz de vardı, şeytanın kollarında,
Dayanamıyorduk aşk sarhoşluğuna,
Nasıl olsa yemin etmiştik kavuşacağımıza,
Kırmıştık şeytanın bacağını, nefsin kollarında…
Evet, gün geldi bedevi vaatler konaklamak istedi,
Hayallerimiz kurulmak istedi,
Ve ruhumuz birleşmek istedi …
İstedim ancak bir ben istemişim meğer,
Meğer ben bu dehlizde tek başınaymışım,
Sadece bir hevesmiş yaşananlar, vaatler…
Her şey aldatmaymış, yalanmış söylenen sözler,
O an anlamıştım kandırılmışım meğer…
Zorlukların emaresi sıkıştırınca kopuverdi oracıkta her şey…
Bir karanlık çöküvermişti ruhuma,
Sadece yok olmak istemiştim o an,
Canım çok acıyordu, ruhum daralıyordu…
Terk edilmekte varmış yalnızlık içinde,
Boğulmakta varmış sessizlikte,
Yaşamak varmış ölüler içinde…
İşte her şey böyle giderken sessizce,
Gözlerim yanıyor, ruhum ağlıyor, kalbim sızlıyor…
Anlasana işte tüm bunlar ÇOK ZORUMA GİDİYOR…